Untitled Document

Ana sayfa > Yazı & Denemeler  

  indir (.pdf) 08 Ekim 2003
 
Yaşamdaki Dengeler
Sonbaharı iyiden iyiye hissetiğimiz bu günlerde, ´yaşam´ ve ´ölüm´ kavramları her zamankinden çok daha fazla farkedilir durumda. Doğanın kendini kışa hazırlaması, dökülen yapraklar, göç edip bizi cıvıltılarından mahrum bırakan kuşlar ve çok daha sık duymaya başladığımız yağmurun sesi…

´Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmak, yarın ölecekmiş gibi yaşamak…´ sözü size ne kadar anlam ifade ediyor bilemiyorum ama tanıdığım birisi bu sözü, hayatının ana eksenine yerleştirdi. Saygın bir uluslararası firmada çalışırken, ilk cümlenin kendi yaşamında artık ikinci plana geçmesi gerektiğinin farkına vardı ve hayallerini gerçekleştirmek üzere işini bıraktı. Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki Sinan Yaman´ dan… Yazmış olduğu ´İçten Lider´ kitabını da beğeniyle okudum.

Sonbaharı iyiden iyiye hissetiğimiz bu günlerde, ´yaşam´ ve ´ölüm´ kavramları her zamankinden çok daha fazla farkedilir durumda. Doğanın kendini kışa hazırlaması, dökülen yapraklar, göç edip bizi cıvıltılarından mahrum bırakan kuşlar ve çok daha sık duymaya başladığımız yağmurun sesi… Hepsi; doğanın bize en sade haliyle hatırlatığı ´yaşam´ ve ´ölüm´ kavramları aslında… Her şeyin bir sonu olduğu, ve her sonun yeni başlangıçlara yerini bıraktığı gerçeği…

Kendime zaman zaman ´Yaşamım ne kadar dengede?´ sorusunu sorarım. Yarın öldüğüm takdirde; içimde kalacak olan, henüz gerçekleştiremediğim şeylerin listesini yaparım. Sonra aynı işlemi, ölümsüz olduğumu düşünerek tekrarlarım. O zaman da; yapmam gerekenler arasında nelerin eksik olduğunu, nelerin atlanmaması gerektiğini saptarım. Bunu her yaptığımda, listelerin kısalmasını hedeflerim. Çünkü yaşamımızı dengelemek adına, ilk yaptığımız liste; hayaller ve isteklerimizi, ikinci yaptığımız liste de; hedef ve amaçlarımızı simgelemektedir. Bunları belirledikten sonra en önemli nokta; isteklerimiz ve hedeflerimiz arasındaki dengeyi kuracak olan değerlendirmeyi yapmaktır. Eğer listeleriniz kısalıyorsa; bu sizin hem tedbirli ve temkinli olarak çalışmayı elden bırakmadığınızı, hem de yaşamınızın kalitesi açısından kendinizden ödün vermediğinizi gösterir. Yani; başarılı bir şekilde yaşam dengenizi kurmuş olduğunuzu ortaya çıkarır.

Yarın uyandığınızda, bu dünyada olmayacağınızı düşünelim… Bugün sevgilinize ´seni seviyorum´ demediğinizi ve iş arkadaşlarınızdan biriyle çok gereksiz bir nedenden dolayı tartıştığınızı varsayalım. Yetiştirmeniz gereken projeyi teslim edemediğinizi ve uzun zamandır görüşemediğiniz arkadaşınızı yoğunluktan dolayı yine arayamadığınızı kabul edelim. Şimdi tabloya bakalım: Sevdiklerinize sevginizi göstermeyi ertelememeyi, gereksiz çıkan tartışmaları mantıklı bir şekilde çözümlendirmeyi, hedeflerinize odaklanma konusunda daha hassas olmayı ve zaman planlamasını yapmayı öğrenmeniz gerektiği ilk çıkan sonuçlar. Günün tamamını ele aldığımızda ise; bu ´yapamama´ duygusunun vermiş olduğu rahatsızlık ve huzursuzluk da gizli sonuçlar aslında. Şimdi gerçeğe dönelim: Tek yapmanız gereken, az önce varsaydığımız, ama aslında her gün farkına varmadan yaşadığımız bu ikilemleri ´yaşam dengenizin seçenekleri´ ne dönüştürmek… Geç kalmadan, vakit dolmadan…
 
 Diğer yazılarımdan bazılar
Değişim ve Üniaktivite.Net.. 08 Şubat 2005  
İmkansız hiçbir şeydir..... 25 Mart 2004  
Hayatın Yansıması.. 03 Haziran 2003  
Bahar bizi çağırıyor!.. 13 Nisan 2004  
Yenilmeyi Bilmek.. 12 Ağustos 2003  
Beyaz Afet.. 25 Ocak 2004