Untitled Document

Ana sayfa > Yazı & Denemeler  

  indir (.pdf) 08 Ocak 2004
 
Bu Yıl Sona Ermeden…
Ve işte beklenen an geldi: Artık 2004´ teyiz. Zaman; kötü giden işleri düzeltme ve yarım bıraktığımız projemizi sonlandırma zamanıdır. Tabi, çabuk olmamız gerektiğini de unutmamak gerek…

´2004´ ü bekledik bütün bir yıl… Ona yeni umutlar yükledik, hayallerimizi erteledik… Ne zaman canımız sıkılsa, ´Nasıl olsa 2004´te düzelecek´ dedik. Kötü giden işlerimizi, 2004´ te düzeltmeye karar verdik. Uzun zamandan beri uğraştığımız projeyi bitirmek yerine, ´Yeni yılda hayır vardır´ diyerek, 2004´ te sonlandırmak için ara verdik.

Ve işte beklenen an geldi: Artık 2004´ teyiz. Zaman; kötü giden işleri düzeltme ve yarım bıraktığımız projemizi sonlandırma zamanıdır. Tabi, çabuk olmamız gerektiğini de unutmamak gerek… Çünkü; yeni umutlar yüklediğimiz, hayallerimizi ertelediğimiz bu yıl da, 2005´ in gelmesi ile geçerliliğini yitirecek.

Aslında yanıldığımız nokta şu: Her zaman için taze başlangıçların, sadece yeni yılla mümkün olduğunu düşündük. Buna inandık ve öyle hareket ettik. Tersine; ´Taze bir başlangıç şansı, bize sadece yeni yılın ilk gününde verilmemiştir; her sabah uyandığımızda yeniden başlayıp, her şeyi düzeltme şansını elde ederiz.´ Her günün 24 saatlik yeni bir başlangıç olduğunu, çok azımız hatırlarız. Sabah uyandığımızda, gün hiç bitmeyecekmiş gibi gelir; ama akşam olunca yapmadıklarımızın listesi, yaptıklarımızdan çok daha fazla kabarık olur her zaman. Bu, bizim zamanımızı kötüye harcadığımızın ve günlük yapılması gereken işlerimizi haftalara, aylara ve yıllara yaydığımızın en büyük göstergesidir.

Gelin; bu sene bir değişiklik yapalım… Yapmamız gereken işleri, aksatmadan; zamanında yapalım… Batıda işletmecilikte baş tacı edilen ´Just in Time´ tabirini, günlük yaşantımıza entegre edelim. Zamanımızı boşa harcamayalım, harcattırmayalım. Jean de La Bruyere´ nin dediği gibi ´Zamanını kötü kullananların şikayet ettikleri ilk şey, zamanın kısa olduğudur.´ şeklindeki ucuz mazeretlere yanaşmayalım. Objektif değerlendirme ve eleştirilere kulak asalım ve hatalarımızı kabullenelim. Ve onları, bir daha tekrarlamamak üzere öğrenelim… ´Başarı´ kelimesini, anahtar kelimemiz yapalım ve ´kalite´ ile mükemmel uyumunu gözlemleyebileceğimiz projelere imza atalım.

Gelin, bu sene ülke olarak 2003 yılında başardıklarımızın en az iki katını başaralım. İhracatta daha yüksek rekorlar kıralım, dış ticaret açığımızı düşürelim, enflasyonu devirelim ve kişi başına düşen milli geliri, gayri safi ulusal hasılamızı arttırarak, yükseltelim. Yani, daha çok çalışalım, daha çok üretelim ve daha çok pazarlayalım…

´Just in Time´ kararlar verelim, ve onları uygulayalım. Hem hedeflerimizin gerçekleştiği, hem ülke olarak kalkınma hızımızın arttığı, hem de yaşam standartlarımızın yükseldiği bir yıl yaratalım. ´Yaratalım´ diyorum; çünkü tüm bu saydıklarımın hepsi, bizim elimizde olan şeyler… O halde, neden daha fazlasını gerçekleştirmeyelim ki??
 
 Diğer yazılarımdan bazılar
Oyunun Sonu.. 16 Mayıs 2005  
Bazen “Dur” demek gerekir!.. 21 Kasım 2004  
Değişim ve Üniaktivite.Net.. 08 Şubat 2005  
Yaşamdaki Dengeler.. 08 Ekim 2003  
Aldatmak.. 11 Mayıs 2004  
Risk Almak.. 18 Ekim 2003