Untitled Document

Ana sayfa > Yazı & Denemeler  

  indir (.pdf) 17 Aralık 2003
 
Gönüllülük ve -Onlar-
Geçtiğimiz hafta çok özel bir günü kutladık… ´5 Aralık Uluslararası Gönüllüler Günü´… Pek yabancısı olmadığımız, ama çok da yakından tanımadığımız bir gün…

Bu özel gün, 1985 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararla kutlanmaya başlanmış. ´Uluslararası Gönüllüler Günü´ olarak ilan edilmesine rağmen, kitleler tarafından ´Dünya Gönüllülük Günü´ olarak benimsenmiş ve bu şekilde kullanılagelmiştir.
´Gönüllük´ kavramı ve ´gönüllü´ olmak, içinde bulunduğumuz toplumu tanımak ve toplumsal yaşantıya bir ´değer´ yaratabilmek için önemlidir. ´Sivil toplum´ un inşaası, ve buna bağlı olarak ´sivil insiyatif´ in gelişmesi; bireyselliğin ötesine geçilip, toplumsal bir bilinç yaratılması, ancak ´gönüllülük´ le mümkündür.

´Gönüllük´, aslında sadece sosyal sorumlulukla ilgili bir kavram değildir. İnsan olmamızın gereklerini yerine getirdiğimizin, karşılık beklemeden bir şeyler verebildiğimizin, belli görüşleri paylaşarak örgütlenebildiğimizin ve amaçlarımız uğruna girişimde bulunabildiğimizin göstergesidir. Gönüllülüğün temelinde ´sevgi´ ve ´karşılıksız verme´ duygusu yatar. ´Gönüllülük´, size ondan bir şeyler katmasını beklemekten çok, sizin ona kattıklarınızla var olur.

Yürürken yerde gördüğünüz bir çöpü kaldırmak da gönüllülüğe bir örnektir, herhangi bir sivil toplum kuruluşunda Türkiye için ya da Dünya için bir şeyler üretmeniz de… Çok daha iyisi, ürettiklerinizi bir ´değer´ e dönüştürmek için, bir eylem planı çerçevesinde uygulamaya koymanız da…

Daha yaşanılabilir bir Dünya için, ´gönüllülük´, hemen hemen her konuda sizden yardımda bulunmanızı ister. Özveri ister, fedakarlık ister… Bir Pazar günü, evinizde pinekleyerek oturmanıza engel teşkil edebilir… Çünkü; kendinizi herhangi bir eğitim parkında çocuklarla oyun oynarken, ya da bir çevre örgütüyle beraber çöpleri toplarken veya da yeni bir okulun yapımı için para toplamaya katkıda bulunurken bulabilirsiniz.

Zaman zaman yorulduğunuzu hissedersiniz… Hem, gönüllü aktiviteler konusunda destekleyeniniz pek de olmaz. ´Bu memleketi sen mi kurtaracaksın be Cell-o?´ reklamlarıyla yoğrulan bir kültürde, kendinizi ´yapayalnız´ hissedersiniz. Yaptıklarınızı açıklamaya çalıştıkça, ´onlar´ tüm bunların gereksizliğini savunarak, Dünya´ nın sadece kendi etraflarında döndüklerinden bahsederler. Hayatın anlamını maddi şeylerde arayanlardır ´onlar´… Gönüllülüğü anlamayanlardır, ya da anlayamayanlardır…
İşte tam bu noktada, umutsuzluk ve azmin bulunduğu yol ayrımına gelirsiniz. Ya ´onlar´ dan biri olup, bu yüce yoldan vazgeçersiniz ya da ´onlar´ a rağmen yola devam edip, azimle daha güzel yarınlar için gönüllü olursunuz.

Kendinizi asla yalnız hissetmeyin… Tek olarak da başarabileceğiniz öyle çok şey var ki! Ünlü denizyıldızı hikayesini hatırlayın… Yapılanlar belki tüm denizyıldızlarını kapsamıyordu ama birkaçı için, bir şeylerin tamemen değiştiğinin göstergesiydi… Siz siz olun, ´onlar´ dan olmayın ve ´onlar´ ı da kendiniz gibi yapın… Sorumlu, azimli ve hayata sahip çıkan… Herkesin denizyıldızları için savaşması dileğiyle!!!
 
 Diğer yazılarımdan bazılar
Ezilmemiş Kır Çiçekleri.. 27 Temmuz 2003  
Yaşamdaki Dengeler.. 08 Ekim 2003  
Hayatın Yansıması.. 03 Haziran 2003  
Terör ve Toplum.. 16 Mart 2004  
Risk Almak.. 18 Ekim 2003  
Aldatmak.. 11 Mayıs 2004